10. Türkiye Emok Festivali
 Ana Sayfa
 İletişim
 Duyurular
Doğu Karadeniz 2005
İç/Kuzey Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz`de bir Motosiklet Gezisi

Yolları İşaretli Türkiye Haritası

Kara kalemle geçtiğim yolları işaretlediğim A3 boyutunda bir Türkiye haritam var. Amacım bu haritanın her yolunu işaretlemek, dolduktan sonra da daha ayrıntılı bir haritayı yeniden işaretlemeye başlamak. icon_smile.gif

Bitireceğimi zannetmediğim bu projede mevcut durum geçen ay şu idi: Marmara yolları tatmin edici düzeyde katedilmiş. Diğer her bölgeden geçilmiş ancak boşluk çok. En büyük boşluk ise Amasya-Erzurum-Bitlis-Kayseri noktalarının ortasında kalan saha. Burada Fırat havzası, Sıvas, Tokat, Divriği, Kemaliye, Erzincan ve daha bir sürü yer var. Bu endişe verici boşluğun giderilmesi için bir şeyler yapmalı...

...diğer taraftan...

Karadeniz`in Yusufeli, Artvin, Çamlıhemşin bölgeleri bir miktar gezilmiş ancak daha batısında görülmesi gereken daha çok yer bulunuyor. Mevsim Karadeniz`de en az yağış riski olan mevsim. E, o zaman gidiyoruz...


Tarih: 12-20 Ağustos 2005

Gezginler: Hakan-Deniz Erman, Levent Fırat

Araçlar: TCDD Doğu Ekspresi, KTM 950 S Adventure, BMW R1200GS

Konsept: Mümkün olduğu kadar asfalt olmayan yollardan, Karadeniz`in deniz inen vadilerini keserek, batıdan doğuya yol almak, denize inmemek.

Rota/Konaklama:
1. Gün, 12/8, Haydarpaşa-Sivas (tren)
2. Gün, 13/8, Sivas-Kangal-Divriği-Kemaliye (Bozkurt Otel, tel: 0446 7512301))
3. Gün, 14/8, Kemaliye-Arapkir-Kemaliye-Kemah-Erzincan-Kelkit-Gümüşhane-Torul-Zigana-Hamsiköy-Maçka (otel)
4. Gün, 15/8, Maçka-Sümela-Dilaver Yayla Tesisi-Göller-Santa (kamp)
5. Gün, 16/8, Santa-Yağmurdere-Soğanlı-Çaykara-Uzungöl (otel, adı lazım değil)
6. Gün, 17/8, Uzungöl-İkizdere-Cimil-Cimniminah Yaylası (kamp)
7. Gün, 18/8, Cimniminah-Cimil-........-Hemşin Başköy-Çat (Canik Pansiyon)
8. Gün, 19/8, Çat-Çamlıhemşin-Ardeşen-Rize-Trabzon-Giresun-Ordu-Samsun (Büyük Samsun Oteli)
9. Gün, 20/8, Samsun-Ilgaz-Bolu-İstanbul

Unutulmazlar:
- Sivas tren istasyonunda konukseverlik. Paylaşılan kahvaltı sofrası. Katmerler, börekler, helva, çörek...


- Sivas`ta Gök, Buruciye ve Çifte Minareli medreseler. Bu şehre geri gelinip bunları sindirmeli sonra...



- Kangal`daki köpek istasyonu. Van`da kedi merkezindeki kotü duruma şahit olduktan sonra burası gayet düzenli gözüktü bize.






- Kangal civarında balıklı, şifalı göller. Biz tesisi ve haritada yeri olmayan, doğal kalmış olanlarını bulduk. Sorunca bulunuyor, tarifi Sıvas`dan almıştık.



- Divriği`de "yolun sonu" hissi.


- Divriği`de Ulu Cami. Selçuklu sanatı fark ve etkileyiciliği. Şimdilerde restore edilmek isteniyor. Para ayrılmış ama kimse yapamıyor. Nerede bilgi toplumu?



- Kemaliye Taş Yolu`un fotoğraflarından daha muhteşem olması. Gerçek üstü bir yol, nehir ve kanyonda sadece bizlerin olması.

Yapımı yaklaşık 130 yıl sürmüş. Kemaliye`de biri, bu yol için dedelerinin verdiği emeğe saygı olsun diye bitirildiğini söyledi. Gerçekten de fazla bir trafiği yok. Biz tek bir araca rastlamadık.



- Dayanamayıp yol kenarındaki bir derede yüzmek (uygunsuz fotoğraflar yok tabii burada!).


- Taa, Basra körfezine akacak Fırat`ın sularını seyretmek. Bağdat`a selam.


- Kemaliye`de düz alan bulunamamasının sonuçları. Evi yapan öğretmen emeklisi evini çok seviyormuş, manzarasının üzerine yokmuş. İnanırım icon_rolleyes.gif


- Fotoğraflamaktan bıkıp bıraktığımız, isimleri manalı bir sürü geçit.




- Yolların her yerden geçme kabiliyetleri. Uçurumdan inen yollar (Soğanlı-Çaykara arası), nehir kovalayan yollar, dağ çıkan yollar...


- Yaylaların yeşili



- Altımızda kalan bulutlar.


- Herşey o kadar büyükken, ufacık hissetmek.


- Soğanlı geçidini Bayburt dağlarında ararken Levent`in motoru bayırda dere yatağına sokması ve o vaziyette çalan telefonunda yaptığı iş görüşmesi "ben şu an şehir dışındayım, Pazartesi bürodan görüşelim...". Konuştuğu kişi Levent`in şehrin ne kadar dışında olduğunu ve büroya dönebilme şensını bilmiyor tabii...


- Virajlar. Motorun dönüş turunun yetmediği, üstü taş, altı uçurum virajlar. O kadar çoktular ki...



- Eriyen karların doldurduğu buz gibi göllerde yüzmek.



- Santa`nın mahalleleri, kiliseleri ve oraya akşamüzeri tepeden inmek.


- Santa`nın altında kamp.





- Sabah şu manzaraya uyanmak:


- Her yerden çağlayan sular.


- Cimniminah yaylasının öterek açılan kapısı


- Bir türlü eriyip bitmeyen karlar.




En Güzel Yol:

- Kemaliye Taş Yol - Muhteşem!



- Kemaliye-Arapkir


- Bayburt-Çaykara yolu - Muhteşem!



- Cimil yaylalarına çıkan yol. Her gün sonunda civataları sıkmak gerekiyor. Gerçekten!


En Kötü Sürpriz:
- Her yayladan aynı isimde ikişer tane olması ve bizim yanlış olanına gitmemiz.

- "GPS`e göre 3035 metredeyiz. Peki niye hava hala sıcak?"


- En yükseklerde saldıran uçan karıncalar ve molalarda bizi kaçırmaları.

- Doğal güzellikten çıkarılıp Turizm merkezi yapılmaya karar verilen Uzungöl. İnşaatlar, toz, kalabalık, yapaylık...

- Doğu Ekspresi`nden yemekli vagonun geçici olarak çıkarılmış olması.


En Güzel Sürpriz:
- Yanlışlıkla çıktığımız yaylaların muhteşem olması.

- Yol sorduğumuz insanların "inin hele bir" deyip, önümüze bal, kaymak, peynir, taze ekmekli sofra çıkarmaları

- Cimniminah yaylasında sabah erken çadırımızın kenarına bırakılan bir tencere kaynamış taze süt.

- Kemaliye`de dostlar edinmek.


- Uzakta, kimsenin gitmediği ama bizim olan köyü nihayet bulmak !


- Samsun`da Bandırma vapuru ile tanışmak


En Güzel Gün:- Sivas`dan Kemaliye`ye


- Santa`dan Uzungöl`e

İyi Ki...

- Gitmişiz icon_biggrin.gif

- Lastikleri dişli seçmişiz. TKC80 ve Karoo.



Keşke...
- Daha ince giyinseydik ama bu kadar sıcak bir Karadeniz`i kim tahmin edebilirdi ki.









İyi bir gezgin olmak için nacizane öneriler:"Nasıl buluyorsunuz buraları da gidiyorsunuz?" diye soranlar oluyor. Bu yerler gizli falan değil halbuki. Sadece bakış açısı gerekiyor.

- Görmek istediğiniz ilginç şeylerin bir listesini yapın. Listenizde doğa, tarih, insan var ise bu öneriler işinize yarayabilir. Havuz, bar, gurme lokanta, tesis gibi bir listeniz var ise bakınız gazetelerin tatil rehberleri...

- "Turizm merkezleri"nden kaçının.

- Gezginlerin kitaplarını okuyun. Özellikle 100-200 yıl önce at sırtında yapılmış yolculukların anılarını okumak çok heyecan verici. Örneğin John Freely`nin yazdığı Türkiye gezi rehberleri hem bugünü anlatıyor hem de eski gezginlerden güzel alıntılar yapıyor.

- Konaklama standardınız ne kadar esnek olursa o kadar başarılı bir gezgin olabilirsiniz. Herhangi bir pansiyonda, tanrı misafiri olarak bir köy evinde kalabiliyorsanız özgürsünüz demektir. Tabi en iyisi kamp yapabilmek. Böylece ihtiyacınız olan tek şey düz bir zemindir.

- Dünyanın her bir köşesinde ilginç, görülmeye, yaşanmaya değer şeyler bulunduğunu baştan koşulsuz kabul edin. Bu fikirle değişik ölçeklerde haritalar edinin ve onlarla zaman geçirin.

- Yaşadığımız dünyanın iki farklı boyutunu keşfedin. Birincisi yaşadığımız şehirlerden çok daha fazlası olan fiziksel boyut. İkinci boyut ise tarih. Gidebileceğimiz her mekanın bir geçmişi de olduğunu bilmek ve bunu merak etmek herşeyi değiştiriyor.

- İnsanların ezici çoğunluğunun iyi insanlar olduğunu bilin. Uyanık olun ama insanlara yaklaşın. Medeniyet denen dişsiz canavardan uzaklaştıkça insanların daha cana yakın olduklarını göreceksiniz. Nasıl yaşadıklarını, düşündüklerini merak edin ama sorgulayıcı olmayın. Kendinizi de anlatın.

- Amacınızı "varmak" değil, "yolda olmak" olarak belirleyin.

- Zaman en bulunmaz ve en pahalı varlığımız ama bilin ki bir yolculuk ne kadar yavaş ise o kadar iz ve tat bırakır. Buna göre en çabuk unutacağınız uçak yolculuğu, en tat bırakanı yürümek olacaktır. Açıkta yol alabiliyorsanız (yürümek, bisiklet, motosiklet, yelkenli...) alın ve "orada olmayı" hissedin. Kapalı araç büyüyü bozar (otomobil, otobüs ve tabii uçak...).

İyi geziler...


Gezi Fotolarına Ekler:

Kendimizi 3035 metrede, Varçenik zirvesine karşıdan bakan bir tepede bulmak...


Bir başka geçitte, Ağustos karlarının yukarısında mola. "Daha kaç geçit var ki acep?"




Cimniminah`da kamp


...ve sabah yürüşünü yalınayak yapmak.
Son Düzenleme :04-04-2008 11:31:16
Bu sayfa 5172 kez görüntülenmiştir.